
Sosyal Sürdürülebilirlik Yaz Kampı’nın ikinci buluşması 27–30 Temmuz 2026 tarihlerinde Özyeğin Üniversitesi’nde gerçekleşti.
Sosyal sürdürülebilirlik, teknik standartlara sıkış(a)mayan ve sıklıkla standart raporlama kalıplarının ötesine geçen; değerleri, ilişkileri, eşitliği ve onarıcı dönüşümü önceleyen, akışkan ve yaratıcılıkla şekillenen bir alan.
Tanımı net, sınırları çizilmiş bir mesele değil; tam tersine herkesin kendi kelimeleriyle tarif ettiği, sezgisel olduğu kadar kolektif bir yön bulma pratiği. Bu özgünlüğü ve açıklığı sayesinde akademiden özel sektöre farklı alanlardan pek çok kişi sosyal sürdürülebilirliğe değiyor — kimi zaman farkında olarak, kimi zamansa henüz adını koymadan. Bu kamp, işte bu bulanıklıkla birlikte düşünebilmek için bir alan açıyor.
Sosyal sürdürülebilirlik, giderek daha fazla kişinin ilgisini çeken; yeni konularla genişleyen, yeni sorularla derinleşen bir alan. Özellikle özel sektörde bu alana dair farkındalık artıyor; kurumlar kurum kültürü, kapsayıcılık, eşitlik, temsiliyet, toplumsal katkı, esenlik gibi birçok farklı başlık altında daha fazla düşünmeye başlıyor. Öte yandan akademide de sosyal sürdürülebilirlik, pek çok araştırmacının farklı disiplinlerde yolu kesiştiği bir uğrak yer haline geliyor.
İşte bu kamp, bu çeşitliliği sahiplenen bir buluşma alanı kurmak için tasarlandı. Sosyal sürdürülebilirlik üzerine kafa yoran ama farklı mekânlarda, farklı disiplinlerde, farklı pratiklerde dağınık biçimde duran insanları bir araya getirmenin yollarını aradık. Amacımız, yalnızca bilgi alışverişi değil; ortak bir yön duygusu yaratmak, müşterekleri keşfetmek, yeni ilişkiler kurmak ve birlikte üretmenin olanaklarını çoğaltmak.
Kampın içeriği diyaloglarda şekillendi. Program; potansiyel katılımcılarla, akademiden ve özel sektörden sosyal sürdürülebilirlik alanında çalışan aktörlerle yapılan görüşmeler, geri bildirimler ve birlikte düşünme süreçleriyle oluşturuldu. Bu yüzden bu kamp, sadece içerik olarak değil, tasarım süreciyle de kolektif bir deneyimin ürünü.
Kamp yalnızca bir eğitim programı değildi. Birlikte geçirilen dört gün, sosyal sürdürülebilirlik alanında düşünen, dertlenen, öğrenen ve üreten kişilerin oluşturacağı bir ağın ilk adımı olarak tasarlandı. Kamp sonrasında da online buluşmalar ve farklı yaratıcı yöntemlerle temasın sürdürülmesi hedefleniyor.
Kamp programının her bir günü kendi içerisinde bir hikâye oluşturuyor: ilk gün herkes kendi pusulasını eline alır; ikinci gün yelkenleri açarız; üçüncü gün hava değişir, belirsizlikte öngörüyle yol almayı deneriz; son gün limana yaklaşır, demir atarız.
Her birimiz bu alana kendi pusulamızla geliyoruz: bir soruyla, bir dertle, bir yönle. İlk gün, herkes kendi pusulasını eline alır; nereden geldiğini, nereye gitmek istediğini ve neden yola çıktığını paylaşır.
İkinci gün yelkenleri açarız. Bizi harekete geçiren değerleri, araçları ve anlatıları birer rüzgâra çevirir; etkimizi ileri taşıyacak ivmeyi birlikte buluruz.
Üçüncü gün hava değişir. Teknolojinin getirdiği yeni akıntıları, hesapta olmayan fırtınaları okumayı ve belirsizlikte öngörüyle yol almayı birlikte deneriz.
Son gün limana yaklaşırız. Yaratıcılığımızı konuştururuz, en zor konularla dürüstçe yüzleşiriz ve demir atarız: ne ürettiğimize ve buradan neyin başladığına birlikte bakarız.
Kamp, sosyal sürdürülebilirlik alanında yeni sorulara açık olan, farklı disiplinlerden gelen katılımcılarla birlikte düşünmek ve üretmek isteyen kişiler için tasarlandı. Katılım için aranan koşullar şunlardı:
Program, katılımcıların sonunda şu kazanımları edinmesi hedeflenerek tasarlandı:
Kamp hakkında bilgi almak için: oguzcan.ok@ozyegin.edu.tr

© 2023 Created with Royal Elementor Addons